TRU. PROJECT

10.3.10

Yaz-kış en çok beyaz t-shirt giyiyorum ve kaliteli olmalarına özen gösteriyorum. Elbette kalitelisini bulmak her zaman kolay olmuyor. Arayıpta bulamadığım basic'ler Hazal Yılmaz'ın sitesinde karşıma çıktı.
Tru. 2010 başında kurulmuş. Atlet, tunik, elbise, etek, tayt, sweatshirt gibi diğer basic ürün grupları da var ancak beni en çok beyaz t-shirt'ler ilgilendiriyor.
Marka sahibi Aysu Akagündüz tarafından"amacını ve önündeki zorlukları iyi bilen, proje olarak başlayıp, basic denince ilk akıla gelmeyi hedefleyen marka olma yolunda sabırla ilerleyen bir proje" diye tanımlanıyor tru.
.
Online satış sitesi için tık !

GÜNDEM, BEN, KİTAP, NETBOOK, FİLM

8.3.10

Güzel geçen hafta sonundan sonra yeni hafta güzel başlayacak derken yeni bir deprem haberi, artan ölü sayısı, göçük altında kalanları bekleyen donma tehlikesi, korku, panik, geçmişten ders alamama.. Üzüldüm.. Ders alamama demişken şuan deprem olsa, benim bilgilerim de yeterli değil eminim ve kişilik olarak da soğukkanlı değilim zaten.. Çok feci.. Evini, ailesini kaybedenler için zaten en kötüsü oldu ama geride kalanların yarası çabuk sarılır umarım..
*
Hafta sonu güzel geçti.. Hep evdeydik ve ben hava soğukken evde geçen hafta sonlarını çok seviyorum. Cumadan başlayan bir sevinç hakimdi. Çünkü ne zamandır istediğim netbook, eşimin süper sürprizi ile benim oldu. Hem Samsung, hem beyaz, hem şarjı uzun süre gidiyor.. Sadece almayı düşünenler için minik bir uyarı.. Ürün özellilerinde şarj süresi için 12 saate kadar yazıyor ama maksimum süre, kullanıma göre değişmekle birlikte 7-8 saat. Ben 3 gündür kullanıyorum. Blog okudum, video izledim, oyun oynamadım, 1-2 saat beklemeye aldım ve yaklaşık 7,5 saat gitti. Memnun muyum? Kesinlikle evet, şarjı 2-3 saat bile gitmeyen dizüstünden sonra özellikle ;)
Kılıf arıyorum şimdi. Askılı ve renkli.. Varsa fikri olan, yazabilir!
*
Malum Oscar ödül töreni yapıldı. Kim ne giymiş, tören nasılmış vs. ilgilenmiyorum. Zaten bu yıl hiçbir aday filmi izlememiştim. O yüzden fikrim yoktu ama Avatar'ın en iyi film ödülünü alamamış olmasına sevindim. Filme gıcığım var; hala 3 boyutlu izleme şansını yakalayamadığım için olabilir :p
*
Utanarak söylüyorum ki; 2010 Ocak'tan beri sadece bir kitap okudum. Onu da burada yazmıştım. Sonra Kayıp Sembol'e başladım, kafamı mı toplayamadım, kitap mı sarmadı anlamadım. Hiç huyum olmamasına rağmen yarım bıraktım ama ona bir şans daha vereceğim. Çünkü eşim 2 günde bitirdi.
Sonra İ. Oktay Anar'dan Puslu Kıtalar Atlası'na başladım. Onun da ilk 20 sayfasını okuyup, bıraktım. Bu kitabı okumalı mıyım bilmiyorum. Aslında hakkında okuduğum yorumlar hep olumluydu ama sanırım ben masalsı kitapları sevmiyorum. Gerçi 20 sayfa yorum yapmak için yeterli değil :( Bu kitap hakkında fikri olan var mı?
Bu hafta, bu böyle gitmez deyip yeni kitaplar alacağım ve eskisi gibi devam edeceğim okumaya, ~umarım~
*
Recep İvedik 3'ü izledim geçenlerde ve gerçek şu ki; beğendim.. Daha doğrusu güldüm, kafamı dağıttım, film bitti, eve geldik ve bitti benim için.. Filmi izleyip, ne kadar kötüydü, sinema tarihinin en kötü filmiydi, kültür seviyemiz yerlerde... vs. şeklinde eleştirenlere sormak istiyorum: Hangi beklentiyle gittiniz ki filme? Filmin amacı belli zaten; garip bir adam var, çoğunlukla belden aşağı espriler yapacak ve siz de güleceksiniz. Tüm mantık bu! Çocuklar izlemesin, çocuklarla gidilmesin.. düşüncelerinin yanındayım ama gidip de laf söyleyenleri anlamıyorum.. Madem gitme! Dizi izlemiyorum; diziler bana hiçbir şey kazandırmıyor, onun yerine kitap okuyorum demek gibi.. Bal gibi izliyorum dizi.. Recep İvedik'te izledim.. Kültürsüz bir blogun sahibesiyim artık.. İzleme listenizden tez zamanda çıkarınız ;) Bu arada Bu Kalp Seni Unutur mu? bitmiş. Az önce twitter'da B.Tüzünataç yazdı. Bu sezonun severek izlediğim tek dizisiydi. Diğerlerini izlemediğimden değil de, bunun yeri ayrıydı :(
*
Kadınlar günü bugün malumunuz.. Kutlu olsun, mutlu olsun.. Bu kadarı olağan da "kadınlar gününde taciz" başlığı nedir? Taciz eden mahlukat 'kadınlar gününde yapmayayım şunu, yılın 364 günü zaten benim' deme yetisine mi sahip olmalı sizce? Bir gün bari rahat etsin zavallılar diye düşünmediği için mi suçlu sadece? Bu tıpkı "ramazan ayında hırsızlık, tecavüz vs. yaptı" gibi.. Diğer günler yapsa daha az suçlu olacak sanki..

İşte böyle, daldan dala atladım ve nihayet bitirdim.
Haftanın kalan günleri güzel geçer umarım..

SATIYORUM: CALVIN KLEIN TRUTH EDT SPREY 100 ML {erkek}

7.3.10

  • Fesleğen, kakule ve paçuli ile harmanlanmıştır.
  • Kırmızı sedir, wacapou ve güneş çarpmış reçine ile kıvrılır.
  • Gündüz ve gece kullanım için mükemmeldir.
  • Orijinal ve canlı bir hissin içine girer.
  • Erkek için modern yorumlu bir parfüm.
*Bilgi ve görsel strawberrynet'den
STRAWBERRYNET fiyatı: 89.50 TL
YKM Fiyatı: 174 TL
TEKİN ACAR fiyatı: 157 TL

Ben de ise 85 TL ve kargo ücretsiz {orijinal ambalajlı, açılmamış kutusunda}
İlgilenenler mail adresimden ya da yorumdan iletişime geçebilir.

VEDA

3.3.10

Selanik’te çocukluktan başlayan arkadaşlık, önce silah arkadaşlığına sonrasında cumhuriyetle birlikte aynı ideallerin peşinde yürüyen yarım asırlık dostluğa ve ölene kadar süren kardeşliğe dönüştü. Aralarındaki dostluk o kadar büyüktü ki biri öldüğünde diğeri de hayata veda etmek istedi…

Veda, ölüme meydan okuyan bir kuşağın hikayesi. Filmde sadece Atatürk’ün hayatı anlatılmıyor, aynı zamanda bir döneme ışık tutuluyor. Filmde dostluk, savaş, aşk, sevgi gibi konular ‘insan olmak’ çerçevesinde tekrar ele alınıyor. “Veda” Salih Bozok’un anlatımıyla, bu dostluğun, Atatürk’ün hayatının dönüm noktalarının, vatanı kurtarmak için ölüme meydan okuyan bir kuşağın komutanının hikayesi…
     
Veda’nın amacı, Atatürk’ü sadece Türkiye’ye anlatmak değil, aynı zamanda tüm dünyada Atatürk’ün tanınmasını sağlamak.
Senaryosunu Zülfü Livaneli’nin yazdığı ve yönettiği filmin görüntü yönetmenliğini Peter Steguer yaptı. Müzikler yine Zülfü Livaneli’ye ait. Çekimlerine 27 Ekim’de başlanan filmin senaryo çalışması 3 yıl sürdü ve çekimler 7 haftada tamamlandı. İtalya’dan ekipleriyle gelen Aldo Signoretti ve Vittorio Sodano saç ve makyajı yaptı. Veda için Türkiye’ye 1200 kg makyaj malzemesi geldi. Bu proje için 150 adet gerçek saçtan peruk yapıldı. Makyaj ve saç ekibi için 2 mobil kuaför ve makyaj salonu ve 1 adet makyaj laboratuarı özel olarak tasarlandı ve üretildi.
Tamamı yerli sermaye ile hazırlanan projede, 13 kişilik İtalyan ve Alman teknik ekip görev aldı. Türkiye’de ilk defa bir prodüksiyon için 12000 parça kostüm ve aksesuar Baran Uğurlu tarafından hazırlandı. Kostümler en ufak ayrıntısına kadar gerçeği yansıtabilsin diye dönemine uygun olarak eskitildi, renklendirildi, işlendi. Devamlı çalışan 29 araç, 98 kişilik ekip ve 2000 kişilik figurasyonla Türkiye’nin en kalabalık prodüksiyonu gerçekleştirildi. “Veda” çekimleri, Ayvalık, İzmir ve Antalya’da gerçekleşti. Savaş sahneleri doğal plato olan Seferihisar’da çekildi. Uşakizade Köşkü gibi gerçek mekanların yanısıra Atatürk’ün arabası ve vagonu da çekimlerde kullanıldı.
   
http://www.vedafilm.com/ (resmi web sitesi)
http://vedafilm.blogspot.com/ (resmi blog)
http://www.facebook.com/vedafilm (veda facebook)
http://www.flickr.com/photos/vedafilm/ (film ile ilgili görseller)
http://www.twitter.com/veda_film (resmi twitter adresi)

*Tüm görseller ve ayrıntılı bilgi filmin resmi web sitesinden.
***
Benim düşüncelerime gelince; dün akşam izledim filmi; bazen yüzümde gülümseme, çoğunlukla gözümde yaş ile.. 
Çok beğendim. Büyük bir beklentiyle gitmiştim zaten ve kesinlikle hayal kırıklığına uğramadım.
Makyajlar çok gerçekçiydi. Müzikleri harikaydı.
Aklımda bir sürü sahne var şuan ama anlatmayacağım tabii ki, izlemeyenler için.. 
Şimdi DVD'si çıksın diye bekliyorum; öğrencilerime de izletmek için..
Eminim bir çok olumsuz tepki de alacaktır; ama ben kulaklarımı tıkadım.
Başta Zülfü Livaneli ve oyuncular olmak üzere, tüm ekibe sonsuz teşekkürler..

UYUM

2.3.10

Bazı renkleri birbirine çok yakıştırıyorum ve o renkleri birbirleriyle kullanmayı seviyorum;
giyimde, aksesuarda, dekorasyonda..
Mesela sarı-gri-krem, pembe-gri, pembe tonları-kahve tonları, yeşil tonları-kahve tonları, turuncu-mor ...vs.
İşte bu etkinin ürünü olan iki tacımı beğeninize sunuyorum :p
Nasıl olmuşlar?
Daha çok fotoğraf için tık ve tık !

KORKMA İNSANCIK KORKMA

27.2.10


Kitapla ilgili yorumları karıştırırken, şuan hatırlayamadığım bir yerde e.r.otik öğeler barındıran bir kitap olduğunu okumuştum. Hatta biraz önyargılı bile yaklaştığımı söyleyebilirim. O yüzden alalı 2 ay oldu; ancak okuyabildim. Şimdi öyle çok gülüyorum ki bu ifadeye..
Korkma İnsancık Korkma görüp görebileceğiniz en iyi aşk romanlarından biri bana göre!
Sürükleyici, yalın vs. oluşu zaten okunur kılıyor ama en çok hüzünlü oluşunu sevdim..
Son sayfasını okuyunca, öylece kaldığınız romanlar vardır hani veya en çok sonundan etkilendiğiniz filmler..
Ya da bazı filmlerde gerçekmiş gibi, o an orada yaşıyormuşsunuz gibi hissedersiniz; bittiği an adapte olamazsınız gerçek dünyaya..
İşte öyle bir kitaptı.. Dümdüz baktığınızda aykırı bir konu ama kesinlikle çok etkiliyici bir anlatım tarzı var yazarın.. 
Bir sürü de Rumca kelime var; çok eğlenceli bir dil Rumca..
Mutlaka okuyun derim!

VOGUE TÜRKİYE


Aldım, okudum, merakımı giderdim. Aferin bana..
Bence güzel bir dergi olmuş.
Bir moda dergisinden ne bekleniyorsa fazlası var ama ben farklı moda dergileri ile ayırt edemem.
Bu da bilirkişi olmamamla ilgili olsa gerek..
En sevdiğim sayfaları öncü modacıların Vogue Türkiye için iyi şans dilekleri..
Zeki Müren ve kıyafetleri..
Ve  de 1944'ten bu yana Vogue'un Türkiye'nin değişik yerlerinde (Pamukkale, Kapadokya, İstanbul, Nemrut, İzmir) yaptığı çekimler..
Hafta sonu, evde, kahvenize eşlik etsin!
İyi okumalar herkese..

FOREVER 21 CİCİLERİM GELDİ :)

23.2.10

Hersey yandaki Maybelline SPF 18 güneş koruma faktörlü krem fondotenin Türkiye'de olmaması ile başladı. Geçen yıl Banu'nun tavsiyesi üzerine almıştım ve çok memnun kalmıştım. 6 dolar ve fiyatına göre performansı yüksek bir ürün bana göre. Cildim de pul pul bir görüntü olmuyor ve kapatıcılığı gayet güzel. Neyse Ebay'den alayım falan derken eşim de parfüm alıp, Amerika'da yaşayan arkadaşına gönderecekti; bir ara o bana getirir diye. Ben de alıp, oraya gönderdim. Sonra ben ipin ucunu kaçırdım. Forever 21'den sepete attığım cicileri almaya karar verdim. Onları da oraya gönderdik. Sonra başka bir arkadaşın Tr.ye geleceğini öğrendik ve O'nun sayesinde kavuştum aldığım herşeye ;)
İpin ucunu kaçırdım ya bir kere, çanta da aldım. Aldıklarımı içine koyar getirir diye o_O 
Kahverengi saplı, kot çanta. Kullanmak için sabırsızlanıyorum. 
Kolye, yüzük, küpe alırken Forever 21'i tek geçiyorum. Farklı, eğlenceli, ucuz, renkli.. Daha ne olsun ;)
Tr.ye gönderimleri de var. 100 dolar ve üstüne kargo ücreti 35 dolar.
Aldıklarımın hepsinin fotoğrafını çekmedim ama en çok sevdiklerim aşağıda.
Kolyeye görür görmez vurulmuştum. Kafeste sallanan bir kuş.. Hareket ettikçe şıkırdıyor ;) 
Matruşkayla Shopping Mage sayesinde tanıştım. Kendisine teşekkürü borç bilirim.
Ve de papağan görünce bayılıp, incemeden sepete attığım, sonra ikili olduğunu öğrendiğim yüzüğüm. İki tane halkası var, iki parmağa birden takılıyor. Kullanamam diyordum ama öyle olmadı.
Şuan için en sevdiğim yüzüğüm bu :)
İşte böyle..
Açgözlülüğümün tavan yaptığı yazımın sonuna geldim.
İlk defa takı sahibi olmuş kadar mutluyum napıyım :p
Şimdi ders çalışmaya gidiyorum, perşembe sabah tez savunmam var.
Yarın iş çıkışı Ankara'ya gidiyoruz eşimle.
Bana şans dileyin, umarım sorun olmaz ve bitiririm artık..